Radyo BALFM –

Akademik metin değil terör propagandası

01.08.2019
17
Akademik metin değil terör propagandası

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), PKK’nın hendek ve barikat terörüyle mücadele eden güvenlik güçlerini “katliam” yapmakla suçlayan akademisyenlerle ilgili verdiği “hak ihlali” kararına muhalif kalan üyelerin karşı oy yazılarında, devlete sadakat ilkesiyle bağdaşmayacak sıfat ve isnatların ifade hürriyeti ile karşılanmasının mümkün olmayacağı vurgulandı. Ayrıca AİHM’in, devlete olan sadakat borçlarının ihlal edildiği durumlarda ifade özgürlüğüne yapılan müdahaleleri gerekli ve orantılı bulduğu belirtildi.

 

 

ARSLAN’IN OYUYLA İHLAL SAYILDI

AYM, “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” adıyla hazırlanan, hendek olayları döneminde terörle mücadele eden güvenlik güçlerini suçlayan metne imza atan 10 akademisyenin, terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırıldıkları gerekçesiyle yaptıkları bireysel başvuruda hak ihlali kararı vermiş, başvuruculara 9 bin lira tazminat ödenmesine hükmetmişti. Oylamada, 8 üye ihlal, diğer 8 üye ise ret yönünde görüş bildirmişti. Ancak AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın “ihlal” yönünde oy kullanması nedeniyle “eşitlik halinde başkanın katıldığı tarafın oyunun geçerli sayılacağı”na ilişkin hüküm gereği bireysel başvuruda ihlal kararı verildi.

 

 

KARŞI OYLAR TAMAMLAMADAN GEREKÇE AÇIKLANDI

Söz konusu kararın yankıları devam ederken, kararın gerekçesi Resmi Gazete’de yayımlanmadan önce Yüksek Mahkeme’nin sitesinden duyuruldu. Gerekçede, 4 üyenin karşı oy yazısının bulunması dikkat çekerken, diğer üyelerin henüz karşı oy yazılarını tamamlamadığı öğrenildi. Öte yandan, AYM’nin, başvuruculardan sadece Ayda Rona Aylin Altınay Cingöz ile ilgili Adalet Bakanlığı’ndan görüş istediği, diğer kişilerin başvurularını bu dosyayla birleştirdiği belirtildi.

DEMOKRATİK TOPLUM DÜZENİNE UYGUN

Gerekçede yer alan 4 üyenin karşı oy yazısında, başvurucuların imza attığı metnin, imza atıldığı zamanda ülkenin içinde bulunduğu koşullar gözetilmek suretiyle değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Derece mahkemelerince verilen mahkumiyet kararlarının terörle mücadele kapsamında kamu düzeninin korunmasına yönelik önlemler çerçevesinde meşru bir amaç taşıdığı kaydedilen karşı oy yazısında, Terörizmin Önlenmesi Sözleşmesi’nin 5. maddesinin doğrudan veya dolaylı yollardan terör suçunun işlenmesi tehlikesine yol açacak bir mesajın (terör suçunun işlenmesi için alenen teşvikin) kamuoyuna yayılmasının ceza yaptırımına bağlanabileceğini öngördüğü, metinde yer alan açıklamaların derece mahkemelerince terör propagandası şeklinde değerlendirilmesinin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğu ve zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı vurgulandı.

İFADE HÜRRİYETİ İLE KARŞILANMAZ

Karşı oy yazısında ayrıca başvurucuların imza attığı metnin bir akademik çalışma olmadığına işaret edildi. Anayasa’da düzenlenen “Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermez” hükmüne dikkat çekilen karşı oy yazısında, “Anılan bu Anayasal düzenlemeler öğretim üyeleri yönünden ‘Devlete Sadakat’ borcu yükleyen en üst hukuk normlarıdır. Devlete sadakat ilkesiyle bağdaşmayacak sıfat ve isnatların ise esasen ifade hürriyeti ile karşılanması mümkün değildir” denildi. Kararda ayrıca, AİHM’in, çalışanların ve kamu görevlilerinin işverenlerine ve devlete olan sadakat borçlarının ihlal edildiği durumlarda, ifade özgürlüğüne yapılan müdahaleleri gerekli ve orantılı bulduğu belirtildi.

AİHM ihlâl saymadı

AYM’nin kararı gözleri AİHM’nin kararlarına çevirdi. En dikkat çekici kararlardan biri, Danimarka’nın PKK’nın yayın organı ROJ TV’nin lisansını teröre destek içeren yayınlar nedeniyle iptal edilmesine ilişkin kararıydı. Danimarka’daki ilgili mahkeme, ROJ TV’nin lisansını iptal etti. ROJ TV ise 2014’te Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesinin ihlal edildiğini iddia etti. Ancak Mahkeme, ROJ TV’nin terör eylemlerine teşvik içerdiğini belirterek, Sözleşmenin 10. maddesindeki korumadan faydalanamayacağına hükmetti ve başvuruyu reddetti. AİHM’in bir başka kararı ise teröristbaşı Abdullah Öcalan ile PKK yöneticisi Murat Karayılan’ın söylemlerini içeren makaleyi yayınlayan Ülkede Özgür Gündem gazetesinin sahibi Ali Gürbüz ile Yazı İşleri Müdürü Hasan Bayar’a ilişkin. “[Öcalan]diyalog yolu gelişmediği takdirde 2005 yılının kendilerinin de istemediği ama zorunlu olan gerillalaşma yılı olacağını belirtti” şeklinde sözlerin yer aldığı makaleden dolayı Gürbüz ve Bayar hakkında 2004 yılında dava açıldı. AİHM, bu davada da aynı yönde karar verdi.Yenişafak

.yedigundem-title { font-size:20px !important;border-top: solid 1px rgba(0,0,0,.1); display: block; padding-top: 20px; margin-bottom: 12px; } GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Kaynak : http://www.haber7.com/guncel/haber/2883474-akademik-metin-degil-teror-propagandasi

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Dipnot : Web Sitemizden Paylaşımlar Kaynak Gösterilerek Yapılmaktadır.

%d blogcu bunu beğendi:
REKLAM VER - REKLAM VER - REKLAM VER - REKLAM VER - REKLAM VER - REKLAM VER - REKLAM VER - REKLAM VER - REKLAM VER - REKLAM VER